Al Yazmalım

Annemle antikacıdan aldığımız yatağımda uyanıyorum. Telaşsız. Sakin. Güneş giriyor odama, rahatsız etmeden. Yatağa eski bir aşk sinmiş sanki…

Sonra şimdiki ilişkileri düşünüyorum… Bir başkasına zırnık duygu koklatmayanları, al gülüm ver gülümcüleri, kendine hayran bırakmanın denklemini kuranları, “bunu da elde ettim sıradakiiii” diyenleri,  sevgisinde cimri olanları, egosuna kapılmış kendini aşık sananları, düzene ayak uydurmak için yan yana duranları…

Ne zaman bu kadar “benci”leştik? Ne zamandan beri kalbimizi hayatımızdan çıkarttık?

Hayalimdeki Aşk – Ruby Sparks

“ Kusursuz eşi yaratmak mümkün olsaydı ve onu yanlışlıkla yaratıverseydiniz ne olurdu?

Leyla’nın Evi @Tiyatrokare

Ayça Varlıer sen koca bir çılgınsın!

Yazıya oyunla ilgili açıklayıcı birkaç giriş cümlesiyle girmeyi inanın çok isterdim, ama aklımda en çok yer eden şey budur. Bu kadar abartı bir karakter, bu kadar doğal ve inandırıcı oynanabilir mi? Herkesin kafasında bir Bülent Ersoy taklidi gibi klişeleşmiş “Alamancı” aksanı böyle gerçekçi konuşulabilir mi? Tüm bunların yanında hiphop’la helak olunurken, müzikal performans ve oyunculukta en ufak aksama olmaz mı? Roxy, başkası tarafından canlandırılamazmış. İdollerimin arasına bir yenisi daha eklenmiştir.

Şimdi oyuna geçebilirim sanırım. Zülfü Livaneli’nin yazdığı ve 60 baskıyla Türk edebiyatının en çok sevilen eserleri arasına giren Leyla’nın Evi adlı kitabının sahneye uyarlanmasıdır. Bana düşmez ama, Nedim Saban’ı gerçekten bu anlamda tebrik etmek lazım. Oyuncu kadrosuyla, barkovizyon görüntüleriyle, dekorla ve tabi ki Zülfü ve Ferhat Livaneli’nin gerçekleştirdiği müzikleriyle muhteşem bir prodüksiyon olmuş.

Babaannem 100 Yaşında @Tiyatroadam

Allah uzun ömürler versin… mi acaba?

“Geçinden yazsın” derler ama, babaanneye öylesine ifrit oluyorsunuz ki iple çekiyorsunuz ecelini. Öyle bir babaanne ki, eline geçirdiği her şeyi (yemek olması şart değil!) mideye indiriyor, bütün aileyi sırf o yesin diye gece gündüz çalıştırıyor, perişan ediyor ve asla, ASLA DOYMUYOR!