Gidilmeli – Yapilmali – Bozcaada

Bozcaada denince akla gelen ilk şeyler şarabı ve temiz havası oluyor. Haritada yakın da neden hep oraya gitmiyoruz her haftasonu diyorsanız birkaç nedeni var. Şarabına gelince adanın üzümleri öyle güzel değil, malesef ana karadan geliyor üzümlerin %99’u. O yüzden “ay her şey organik, organik hayat, organik ev,…” kafasındaysanız büyük kazıklara doğru yol alıyorsunuz.
Yolu güzel, Tekirdağdan sonra biraz yoruyor ama o da Çanakkale ve Gelibolu’nun güzel doğasıyla kendini amorti ediyor. Feribottur vs derken adaya ne yaparsanız yapın 8 saatten önce gelemiyorsunuz. Bunun dışında adadakilerin eğlence anlayışı, zaman mefumu, konuşmaları, yürüyüşleri herşeyleri yavaş. Bir de yemeğinize kuş kakasını yaparsa, sakın değiştirmelerini istemeyin, “işte buraya kadarmış doğal hayat keh keh” diye esprilerle karşılaşıyorsunuz. Birdaha buna maruz kalmamak için öyle yerim şahsen.
Adadaki tombul köylü teyzelere, bohem dövmeli garsonların görünüşüne aldanmayın, hepsi cingöz. Özellikle meydandaki reçelcilerden, zeytinyağıcılardan da uzak durun, topu kazık. Gece bir dışarı çıkalım şööle bir balık yiyelim diyorsanız %100 yandınız. Otellerde daha önceden bilmediğiniz bir otele gidiyorsanız %50 mutsuz kalacaksınız.

Okadar mı kötü diyorsanız, bu genel kanaatin kökeninde insan faktörü olduğunu atlamışsınız, ada güzel, insanları vasat.

Deniz güzel, ve dünyanın en soğuk denizi değil, abartılara gelmeyin, atın kendinizi gitsin, vallahi canavar gibi oluyorsunuz. Hele bir de dağ tepe 10 K koşmuş ve ilk 50’nin içine falan girmişseniz (keh keh). Güzel kahvaltı tabağı yapıyorlar, peynir, zeytin, reçel, ekmek vs… seçimleri Allah için güzel. E ada halkı tabi, balıkçılar var aralarında, güzel balık ta bulabiliyorsunuz. Tabi hoşunuza gider gitmez o ayrı, adada restoran yok, heryer meyhane, ondan meze bol. Buarada güzel resimler Ceren Özcan’ın ona teşekkür ediyorum, kötüleri benim.
Mekanlar:
Simyon: Güzel deniz börülcesi, güzel tava balık (mis gibi yağ çekmemiş istavrit yedik çok tavsiye ediyorum), güzel patlıcanlı mezeler, mideye dolmayı geçin, çay istemeyin,dondurmalı irmik sakın yeltenmeyin, muhabbeti güzel, yeri güzel, servis güzel.
Battı Balık: Sakın istavrit tava istemeyin, ev yapımı muhallebi, kesin deneyin derlerse

kanmayın küflüydü bizimki, ama Allah için kızarmış ekmeği, kutu ve şişe içecekleri güzel.
Ada m: Şimdi biz İstanbul çocuğuyuz, 10 liraya sardalyalı balık ekmek satmanız zor bize, yok muydu lüferi,çinekopu bişeyi?? Gece de barına gidip bize birşeyler ver demeyin, o birşeyler ispirtolu oluyor ağzını yüzünüz birbirine giriyor, gördüm.
Yosun: Süper bir çinekop yedik, güzel servisi vardı, lig tv olan nadir yerlerden biri.
Kandilli: Cheesecake muhteşem, yemekler iyi, ama 5 tane eriğe 20 TL ödüyorsunuz siz hesabınızı yapın.

Dipnotlar: Ayazma’ya vs gitmek için dolmuş var, taksi acayip pahalı, Bozcaada nın üzümü kötü, denizi güzel, esnafı kazıkçı, adaya giderken Geyikli feribot iskelesinin orada bir çay bahçesi var; türk kahvesi ve kaşarlı tostu güzel yapıyorlar gerisini tavsiye eden duymadım. Çanakkale, Ezine o civarın sütü, peyniri güzel vallahi. Giderken otobüs firmalarıyla konuşun derim, 60 liraya götürüyorlar adaya kadar İstanbul’dan, eziyetsiz olur. Adada bisiklet, motor kiralanabiliyor.

Leave a Reply