Sevgililer Günü hayal ürünüdür, 14 Şubat dünya öykü günüdür!

Hikayemiz malum.

Eski Roma’da çok bin sene öncesi.

Orduya asker gerek zira imparatorun canı sıkılıyor, illâ bir sefere çıkılacak, ölünecek, öldürülecek. Erkekler savaşa artistlik yapmadan gitsin, geride aileleri kalmasın diye evlenmek son derece yasak.

Aziz Valentine (o zamanlar daha aziz filan değil tabii, bildiğin düz rahip) imparatorun emrine karşı geliyor, gençleri gizlice ve sinsice evlendiriyor. Buna çok sinirlenen gıcık İmparator 2. Claudius, sevenleri kavuşturan Valentine kardeşimizi dövdürmek marifetiyle hakkın rahmetine kavuşturuyor. Claudius sağ, Claudius selamet; Valentine abimiz önce sevda şehidi, akabinde de aziz oluyor.

N’oldu?

Böyle anlatınca romantik olmadı mı?

Aman olmayıversin. Hikaye bunlar.

Kırmızı güller, kıpkırmızı vitrinler (yanında sarı olmayan kırmızıya meylimiz yoktur çok şükür) her yerden çıkıveren kalpler, o gözleri düğme düğme ayıcıklar, çikolatalar, kurabiyeler, belediyenin bile şenliklerle kutladığı 14 Şubatlar filan hep hikaye.

Binbir hevesle kutlayana başka lafım yok.

Hem zaten bana ne efenim?

Gün sizin gününüz. Seviniz, seviliniz.

Ben işin hikayesindeyim.

İyi bir hikayeniz varsa, sevdiğinize çiçek göndereceğiniz gün ana haber bültenlerinde yer almaz. Sevdiğinizin, sevildiğinizin altını çizmek için bir sebebe ihtiyacınız yoktur, mutlaka kutlanması gereken bir gününüz yoktur; siz ne günü yazarsanız o gün sizin gününüz olur.

14 Şubat’ı kim hangi niyetle kutlarsa kutlasın, ben dünya öykü gününüzü samimiyetle kutlarım. İyi bir öykünüz olsun, her bir satırını içinize sine sine yazacağınız. Kahramanı olmaktan hiç bıkmayacağınız. İçine artık aşk mı koyarsınız, kırmızı kalpler mi, bahçesi olan bir ev mi bilmem.

Hem zaten bana ne efenim?

Benim tanıdığım tek Valentin, Karl Valentin.

Şarkı:

Let Love Lead the Way- Club des Belugas

http://www.youtube.com/watch?v=fefELaIRxhg

Skills:
  • Izle
Share: